MEPHİSTO, BEYOĞLU
![]()
Mephisto, bir kitapçı olarak açılmış olmasına karşın, Beyoğlu’nun giderek daha fazla kalabalıklaşan genç nüfusunun içten bir sevgi ile bağlı olduğu “mekân”lardan birine dönüşmüş.
Zemin asma ve alt katları kitap, cd, dvd, kırtasiye, elektronik hediyelik ile tıka basa dolu. İnsanlar, “İstiklal”in zorunlu bir devamı gibi sürekli girip çıkıyorlar. Daha üst katlarda café ve zaman zaman imza günlerinin de düzenlendiği toplantı salonu ile ofisler var. Arıkovanı hareketi, üst katlara çıkıldıkça azalıyor, ortam sakinleşiyor. Yapı devir alındığında orta karar bir “çok katlı mağaza” imiş, artık neredeyse, çok işlevli bir gençlik ve kültür merkezi gibi çalışıyor. Yapının yeniden düzenlenmesi, üst katlarının da değerlendirilmesi ve çok köhnemiş cephesinin yenilenmesi istendi. Ne yazık ki Beyoğlu Belediyesi ve Bölgeden sorumlu Anıtlar Kurulu İstiklal Caddesi üzerindeki yapılanmalarda ancak eski çevreye gönderme yapan “neoklasik” tasarımlara geçit veriyor(muş?).
Biz, yalnızca Beyoğlu’nun bir dönemine veya yapı serisine referans veren bir cephe yerine, tümünden alıntı yapan “yeni” bir tasarım önerdik. Tek bir yapı ve üsluptan etkilenmek yerine tüm Beyoğlu’na gönderme ile yüz yıldır katmanlanarak değişen, dönüşen cephelerden alıntılar yaptık. Ortaya çıkan ilginç dokuyu, yine caddede en çok kullanılan renk ile destekledik. İşlevler genellikle aynı yerlerde kalıyor, ancak mevcut kullanım listesine, asma kat terasında bir café ile çatıda bir restoran eklenecek.
Gezi, gaz, kriz, Beyoğlu’nu insansızlaştırma filan derken yapım sürecinde çok aksama oldu, denetimi elden kaçırdık. Ne ki bugün Beyoğlu ahalisi tarafından çok sevilip benimsendiğini ve bolca resminin çekildiğini biliyoruz.









