KURUKAHVECİ MEHMET EFENDİ ÜRETİM TESİSLERİ
![]()
1933 yılının Mimar Dergisinden bir alıntı: “Bu bina İstanbul’da Mısırçarşısı kapısında Tahmis sokağının köşesindeki Kurukahveci Mehmet Efendi Mahdumları ticarethanesidir. İnşaata başlamazdan evvel, müessesenin sahipleri tarafından binanın her türlü medeni ve sıhhi şeraiti haiz olması arzusu izhar edilmiştir. Mesleki tetkikat için Avrupa’da bulunduğum sıralarda bu kabil müesseseleri gözden geçirdim…ve mahalli ihtiyaçlara da tekabül edebilecek tarzda müessesenin şimdiki şeklini tesbit ettim.” Mimar Zühtü Başar.
Anlaşılan o ki; işveren ve mimar, konuyu, artık günümüzde pek rastlanmayan biçimde ciddiye almışlar. Sonuçta gerçekten, kentimizin mimari mirasına katılan çok nitelikli bir yapı ortaya çıkmış. Yapı hala orada ve görülmeye değer.
Mahdumlar, bizden Dudullu’daki fabrikalarının önüne, fabrikaya bitişik bir yönetim yapısı istediklerinde biz de aynı ciddiyeti sürdürdük. Her katta farklı işlevler, farklı mekân gereksinmeleri vardı. Bu talep, standart cepheli, katları birbirinin replikası olan bir yapı yerine daha hareketli bir çözüm gerekiyordu. Çevrenin, bir sanayi gettosu gibi tekdüze gelişimine de eleştiri olabilecek nitelikte, dolu-boş dengeleri farklı dilde düzenlenmiş bir öneri geliştirdik. Yetmiş yıl öncenin artdeco anlayışına dayalı yapı kimliği ile ilişki kuran bir “microchip” tasarım oldu. Dolu cepheler düz sıva, saydam bölümler saydam cam olarak önerildi. Tasarımın özgün görünüşüne karşın hiç bir zorlama yok. Yapımını da yakından denetlediğimiz Kurukahveci Mehmet Efendi Yönetim Yapısı’nın yine tarafımızdan tasarlanmış olan (Tanju Özelgin ile birlikte) iç mimarisi ve dekorasyonu, birçok nedenle yapımından epeyce bir süre sonra uygulamaya kondu. Uygulama işini, tanınmış, düzeyli bir meslektaşımızın aldığını öğrenince sevindik. Kendileri bizi ziyaret etmek nezaketini de gösterip, tasarıma tam olarak uyacaklarını, uygulama sırasında çok ufak bir iki değişiklik olabileceğini, örneğin basamak kaplamasının kalınlığını biraz azaltabileceklerini filan belirttiler. Biz de “Aman çok sevdiğimiz bir yapımızdır, ciddi bir değişiklik gerekirse haberimiz olsun” diyerek işi kendilerine emanet ettik. Bir süre sonra çok duyarlı davranan işveren, bizi arayarak, “biz fark edemedik, çok üzgünüz, dekorasyon uygulaması sırasında pencere konumları değiştirilmiş, yapıya müdahale edilmiş, biz duruma el koyup eski haline getirtiyoruz. Bu arada tesadüfen görürseniz üzülmeyin, bilginiz olsun,” diye bizi aradı. Bu kez, projemiz en az iki ayrı kurumdan (ilçe belediyesi ve organize sanayi bölgesi) adımıza onaylı olduğu için tam bir kıyamet koparttık, “Mimarlıkta Tecavüz” diye yazılar yazdık. Neyse, yapı özgün haline dönüştürüldü.
- B0043P 0554
- Picture 004
- B0043P 0562
- Picture 028














