BAHÇEŞEHİR EV
![]()
Bahçeşehir Ortak Girişimi bürosu, burada farklı boyutta büyük parseller için özel projeler ısmarlanmasını istemişti. Tüm dünyada yeni kentsel gelişme alanları; yeni bir mimarlık için, yaşam çevresinde bir nitelik sıçraması için bir fırsattır. Aynı zamanda yeni mimarlar için de yeni düşünceler için de. Ne var ki, bu ülkede, her konuda olduğu gibi bu fırsat da kolayca heba edilebilir. Bir kez, bu proje işleri ihale ile verilir. İhaleye giren mimarlardan odun satın alacakmışcasına teminatlar istenir. Genç mimarların, birer gelişmiş tüccar gibi bu işlerle baş etmeleri olası değildir. Ayrıca “idare” tarafından dayatılan sözleşmeler tuzaklarla doludur. Böyle bir davete, 1996’da bir cevap vermişiz:
“…ihaleye davet dosyanız incelendiğinde, meslek ilkelerimize, mimarlık genel kuralları ve etik’e açıkça aykırı talepleri üzülerek izledik. Bunlardan bazıları: Daha bir iş sözleşmesi bile oluşmadan, mimari bürodan avans teminat istemeniz, tasarımın telif hakkının işverene devri talebiniz, resmi onay işlemlerinin, sürelerle de bağlanarak mimara yüklenmesi, mimari kontrollük hakkının işverene terki şartınız, işverenin, herhangi bir aşamada, mimarın kusuru aranmaksızın, ‘verilecek yazılı emir ile’ işi durdurabilme yetkisi… Karşılığı ne olursa olsun, bu tür koşulları kabul edilemez bulduğumuzu belirtiriz.”
İşte bu işler, saygın meslektaşlarımız tarafından, bu koşullarla yapıldı, yapılıyor. Yeni kentsel yerleşim alanlarımız da böylece, tekdüze, alelade, kimliksiz biçimlerle yapılandırılıyor. Daha kimlikli olduğu sanılanlar ise, biçimsel ekstravaganzalarla donatılıyor. Bizim, davetli proje elde etme sistemine uyabildiğimiz, ama işverenin alışkanlıklarını zorlayan nonkonformist bir tasarım çizgisi önerdiğimiz bu Bahçeşehir “özel tip” villası çok sevdiğimiz ve seçicilere onaylatabildiğimiz bir iş olmasına karşın, gene yüzlerce maddeli sözleşmede, inanamadığımız için ciddiye almadığımız bir madde yüzünden yabana gitti.


